8 Ocak 2013 Salı

Müzakere Öcalan'la Değil Millet'le Yapılıyor

(Devlet Katilini Yeniden Sahaya Sürerken)




5 Ocak, 2013



100 yıl önceydi.

İttihatçıların egemen olduğu Devlet, Balkan coğrafyasında öyle hatalar yaptıki, ciltler yetmez.

Birbiri ile kanlı bıçaklı  Balkan cemaatlerini/kiliselerini barıştırıp, kendilerine karşı tek cephe oluşmasına vesile oldular.

Batıya şirin gözükeceğiz diye Balkan savaşının başlamasına 5 kala 70 bin askeri terhis ettiler.

Batıya şirin gözükeceğiz diye, Balkanlardaki halklara yönelik "reform" çalışmalarına giriştiler.

Diğer taraftan İttihatçı karşıtı cephe, "Edirne'yi Enver alacağına , Bulgarlar alsın"diyecek kadar akılsızlığın ve ahlaksızlık madalyonunun diğer yüzünde konuşlandı.

Ve bir Devlet, en çok çabaladığı , en fazla "reform" yaptığı bir dönemde çökmekten kurtulamadı. 

Tarihi 100 yıl ileriye sarın.

Balkan coğrafyası yerine Mezapotomya coğrafyasını koyun.

Balkanlardaki bölünmüş halklar yerine, Mezopotomya coğrafyasındaki birbirleri ile kavgalı halkları ve bunlar arasında arabuluculuk yapmaya çalışan AKP'yi koyun.

Almanya'nın kuyruğunda ülkeyi savaşa sürükleyen İttihatçılar yerine, AB-D'nin kuyruğunda ülkeyi savaşın eşiğine getiren AKP'yi koyun.

Goeben ve Breslau gemilerinin yerine Kürecik'teki NATO  radarını koyun.

Gerçeğe ideolojik yakınlıktan bakmayı bırakıp, vicdanın ve aklın soğuk uzaklığına çekilin.

Bu iki tabloyu karşılaştırın.

100 yılda bir aynı hatayı tekrarlayın bir Devlet'i göreceksiniz. 

Parçalanma tehlikesini , teslimiyet ve temsiliyet dengesini tutturmaya çalışarak atlatacağını zanneden bir Devlet aklı.

Ne yazık ki, "akıl" kendinden menkul bir değer değil. Aklın varlığı, meşruiyetini ve başarısını garantilemiyor.

"Öcalan" kod adlı narko teröristi devlet seviyesinde muhatab alıp, bu katil üzerinden bir toplumun barış mutabakatını yeniden kurgulamaya çalışmak bu açıdan tarihi bir Akıl tutulmasıdır. 

Siyaseti sadece dengeler üzerinden okuyan ; bu dengelerin makro kurgusunun kimler tarafından inşa edildiğini hesaba katmayan ve en önemlisi vicdan ve zekadan muaf bir aklın tutulması.

Romantizm ile şiddet arasında çok hızlı salınabilen, severken öldüren bir 'akıl'
Bu 'aklı'istediğiniz kadar psikolojik harbin cafcaflı kağıtlarına sarın. İstediğiniz kadar"analar ağlamasın, kan dursun" zevzeklikleri ile Toplumla İlişkiler Başkanlığı yapın.

İttihatçıların 100 yıl önce yaptığı büyük hatayı tekrarlıyorsunuz.

Bu milleti yeniden dipsiz bir kuyuya mahkum ediyorsunuz.

Öcalan kod adlı narko teröristin nasıl sahaya sürüldüğü artık komplo teorisi olmaktan çıktı.

1980'lerde ilk PKK davalarında, PKK'nın üst düzeyinin mahkeme kayıtlarına geçen itirazlarını okuyun. Kendilerine "Apocu" denmesine nasıl kızdıklarını ve "Apo" ile özdeşleştirilmeye nasıl karşı çıktıklarını görürsünüz.

Ne yazık ki, o zaman ki 'akıl' da, solcu Kürt hareketlerini tasfiye etmek için, NATO'nun "böcek yiyen böcek" doktrini çerçevesinde bir Gladio teröristini besleyip sahaya sürmüş; Kürt halkının temsiliyetini bir narko katile mahkum etmiştir.

Şu anda da sakın İmralı'da müzakere edildiğini zannetmeyin.

Yapılan şey katilin yeniden sahaya sürülme sürecidir.

1980'lerde , NATO doktrini çerçevesinde kendi katilini sahaya süren Devlet; 

Bu sefer de yine aynı içselleştirdiği küresel politikalar çerçevesinde, katilini bu sefer "lider" olarak sahaya sürmenin hazırlıklarını yapıyor. 

Federasyon projesine;  "Öcalan"'ın "ev hapsi" görüntüsü altında serbest bırakılmasına yıllar önce karar verildi.

"Öcalan"ı' terör suçundan yargılayıp, uyuşturucudan ve tecavüz suçundan yargılamayan 'akıl' bu kararı yıllar önce verdi. 

"Öcalan"ı hapiste olduğu sürece , başında olduğu terör örgütünün işlediği onlarca suçtan tekrar tekrar yargılamayan "akıl" bu kararı yıllar önce verdi.

Sorun "Öcalan" değil, sorun sizsiniz ey Millet.

Müzakere edilen "Öcalan" değil sizsiniz ey Millet. 

"Öcalan"ı değil , sizi ikna etmeye çalışıyorlar. 

Katilinizden bir "lider" çıkarıp, bu lidere de oğullarınızla bedelini ödediğiniz toprağı emanet etmek istiyorlar.

Utanmadan TV'larda

"Türk ve Ata Öcalan'la görüştü" şeklinde KJ'ler attırıyorlar.

Utanmadan Kürt halkına , "önderi" olduğu iddia edilen halkın dilini bile konuşamayan bir narko katili lider olarak yamamaya çalışıyorlar. 

Ve bütün bunu "barış" adına yapıyorlar.

Bir narko teröristin karşısına devletin en üst makamlarından birinin başkanını çıkardığın an müzakere bitmiştir. 

Eli kanlı bir katilin ayağına MİT başkanının gitmesinden daha büyük bir taktik, siyasi, stratejik, moral kazanım var mıdır? 

Dünya tarihinde bu hatayı yapan tek bir devlet bile yoktur.

Bir devlete bu hatayı yaptıran 'aklın' amacı müzakere etmek değil, çoktan sonuçlanmış bir müzakereyi millete kabul ettirmektir. 

İmralı'daki katili devlet adına muhatab alan Fidan'ın temsil ettiği 'akla' karşılık, bu toprağa düşmüş binlerce Türk ve Kürt Fidan'ın 'aklının' hangisinin tarihe damgasını vuracağını izleyip göreceğiz. 

Bu ülke İngiliz gemisine binip Sevr'i imzalamaya gidenleri de görmüştür...

Bandırma vapuruna binip , milletin sinesine çekilenleri de..

100 Yıl sonra aynı film tekrar vizyonda.

Açık İstihbarat


Kaynak: http://www.acikistihbarat.com/haberdetay.aspx?id=10251


0 yorum:

Yorum Gönder

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Hostgator Discount Code