16 Ocak 2013 Çarşamba

Çoktan yazılmış Anayasayı sanki yeni yazıyormuş gibi yapmak


13 Ocak 2013

Bütün milleti makaraya alıyorlar.
"Anayasa Uzlaşma Komisyonu"na Meclis'teki 4 parti eşit sayıda üye vermiş, habire toplanıp duruyorlar.

"Yeni Anayasayı birlikte yazıyoruz, şurada anlaştık, şurayı konuşuyoruz" deyip duruyorlar.
Halbuki bu bir tiyatro oyunu. Çünkü Yeni Anayasa çoktan yazıldı.
Çoktan yazılmış olan Anayasayı sanki yeni yazıyorlarmış gibi numara yapıyorlar.
 
Tayyip Erdoğan, 8 Haziran 2007 günü, Prof. Dr. Ergun Özbudun başkanlığındaki komisyona "Yeni Anayasayı yazın" talimatı verdi.
Amerika'nın Yeni Anayasada yer almasını istediği hususlar Prof. Özbudun'a anlatıldı.
 
Komisyon, 3 ay kadar çalıştıktan sonra, 29 Ağustos 2007 günü, yeni Anayasa'yı AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat'a teslim etti.
Amerika, metni onayladı. İş bitti.
 
İşçi Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek, "Türkiye'nin Anayasa Birikimi" adlı kitabında Prof. Özbudun yönetimindeki komisyonun hazırlayıp AKP'ye sunduğu Yeni Anayasa'nın eleştirisini yaptı.
Kitabın alt başlığı:
"Bölücü Anayasa"nın Eleştirisi ve Cumhuriyetin Yeniden Örgütlenmesi.


Kocaman kocaman anlı şanlı Milletvekilleri sanki Özbudun'un yazdığı Yeni Anayasa'yı hiç duymamış ve Perinçek'in eleştirisini hiç görmemiş gibi yaparak "İşte hep beraber toplandık, yazmaya başladık" diye kurt masalı anlatıyorlar.
 
********
 
AKP'nin niyeti, daha doğrusu ABD'den aldığı görev, bu metni Meclis'ten olduğu gibi geçirmek.
Bu metni Meclis'ten geçirebilmek için gerekli oy çokluğuna AKP sahiptir.
AKP içinden birkaç çatlak ses çıkacak olursa, 3-5 oy eksiğini CHP veya MHP içinden de tamamlar. Bunu herkes biliyor.
AKP'nin "Uzlaşma Komisyonu" kurmasının nedeni, CHP ve MHP'yi de işin içine katıp yeni anayasa yapılmasının meşru olduğunu millete kabul ettirmekti.
 
CHP ve MHP:
"Bu Meclis, temel hukuka göre yeni anayasa yapamaz, çünkü var olan Anayasa'ya göre kurulmuştur. Anayasanın toptan değiştirilmesi, bu Meclisin kendi yasallığını inkar etmesidir.
Ayrıca, Anayasa Mahkemesi AKP'nin "Laikliğe karşı eylemlerin odağı" olduğunu karara bağlamıştır.
Son olarak, referandumla yargının bağımsızlığı yok edilmiştir, yani demokrasinin temeli olan kuvvetler ayrılığı ortadan kaldırılmıştır.
Laikliği ve demokrasiyi yok eden AKP Yeni Anayasa yapamaz, yaparsa kabul etmeyiz, dünyayı AKP'nin başına yıkarız."
diyemediler.
 
Böyle demedikleri için, artık Meclis'teki oylamada aleyhte oy verseler bile, "Bu yaptığınız Anayasa meşru değildir, kabul etmiyoruz" deme şansları ortadan kalkmıştır.
İşte AKP, muhalefeti işte böyle oyuna getirdi. Aslında CHP ve MHP merkez yönetimleri, bilerek ve isteyerek bu oyuna geldiler, AKP'nin planında kendilerine verilen rolü oynadılar ve oynamaya devam ediyorlar.
Çünkü Yeni Anayasa'yı isteyen esas güç AKP değil, ABD idi. CHP  ve MHP yönetimleri, yani Bay Kemal ve Bahçeli Bey, o yüzden Yeni Anayasa'ya cepheden karşı çıkamıyorlar.
 
ABD - NATO - AB çizgisine saplanıp kalmış olan CHP ve MHP, bu mihrakların isteği olan Yeni Anayasa'ya karşı çık(a)mıyor.
Kılıçdaroğlu "Demokratik ve özgür bir anayasa yapılmasına katılma kararlılığı"nı durmadan yineliyor.
Bahçeli Bey "Masadan kalkmayız" diye teminat üzerine teminat veriyor.
Böylece, AKP'nin zokasını yutmayı peşin olarak kabul ettiklerini açıklamış oluyorlar.
 
Planın ilk ayağı olan "meşrulaştırma" tuzağına CHP ve MHP'yi hapseden AKP, planın ikinci ayağına geçti.
Tayyip Bey geçen hafta ilan etti: "Muhalefet işi sulandırıyor, biz kendi Anayasa teklifimizi Meclis'e sunacağız"
Böylece aldatılmış (!) muhalefet (!) masada piç gibi terkedilmiş oluyordu.
"Uzlaşma Komisyonu" sahnesi kapanıyor, son sahne başlıyor. Bu son sahnede, AKP, zaten hazırlamış olduğu Anayasa'yı Meclis'te oya sunacak.
Bunun böyle olacağını en başından söyledik. "Bilemezdik, kandırıldık." diyemezler.
 
Bay Kemal ve Bahçeli Bey, üniter devlete ve Cumhuriyet Devrimlerine karşı planlanan cinayetin asıl failleri arasında bulunuyorlar.
Onlar, "bölücü" içeriği belli olan Yeni Anayasa'yı meşrulaştırma görevlerini yapmışlardır. Bay Kemal'in Tayyip Bey ile atışmaları, Bahçeli'nin bağırıp çağırmaları hep o görevin içindedir. Vaşington'daki patron tarafından yazıldığını herkesin bildiği senaryodaki rollerini çok iyi oynuyorlar.
 
Ancak, CHP ve MHP Milletvekilleri de sorumludurlar. Açık tavır alan birkaçı dışında kalanlar, Cumhuriyetten çok koltuklarını düşündüklerini göstermişlerdir.
Lider kulluğu, Cumhuriyet sevgisine ağır basmıştır. Manzaraları yürekler acısıdır.
 
Ancak, Milletvekilleri ne yaparsa yapsınlar, bu millet, bölücü ve yıkıcı anayasanın karşısına dikilecektir.
Dikilmeye başlamıştır. Milli Anayasa Forumları 107 il ve ilçede yapılmış ve yapılmaya devam etmektedir. TBMM'nin yapamadığını millet yapmaktadır. Millet, 19 Mayıslarda, 29 Ekimlerde, 10 Kasımlarda sahneye çıkmıştır.
Oyun kesinlikle bozulacaktır.

********
Doğu Perinçek'in 3 Ocak 2013 günlü Aydınlık köşe yazısı esas alınarak yazılmıştır.
********




0 yorum:

Yorum Gönder

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Hostgator Discount Code