30 Kasım 2011 Çarşamba

PKK İLE CEMAATİN SAİD-İ KURDİ KAVGASI DEVAM EDİYOR

Nur cemaatinin lideri olan Said-i Nursi’nin, Gülenciler için ne ifade ettiği ortada. Cemaatin kılavuzu olan Said-i Nursi’nin son olarak filmini bile çektirdiler.
Nüfustaki adı Said Okur olan Said-i Nursison dönemde PKK tarafından da Said-i Kurdi olarak sahiplenilmeye başlanmıştı. Ancak bu sahiplenme yarışı artık kavgaya dönüşmüş durumda!
PKK’ye yakın Fırat Haber Ajansı’nda geçen hafta, Zana Zanyar imzasıyla “Fethullah Gülen’e göre ‘Said-i Kurdi’nin mezarını sormak küstahlık’” şeklinde bir makale yayımlandı.
Zanyar, önce Fethullah Gülen’in 14 Kasım 2011 tarihli röportajındaki konuyla ilgili sözlerini masaya yatırmış. Orada GülenSaid-i Kurdi’nin “Talebelerine benim mezarımı bir iki kişiden başkası bilmesin” dediğini savunuyor ve fetvayı veriyor: “Onu delmek ne demektir, o bir küstahlıktır.”
ZanyarGülen’in “daha Said-i Kurdi yaşarken, ‘Kürt olduğu için O’nun yanına gitmeyi Türklük gururum kabul etmedi’ diyebilecek kadar ırkçı bir tavır sergilediğini” anımsatıyor. Hatta Gülen’i, Said-i Kurdi’nin Risale-i Nurlarında tahrifat yapmakla suçluyor.

Zana ZanyarSaid-i Kurdi’nin “mezarının bilinmesini istemediğine dair bir sözünün olmadığını”, tersine “Van’daki Horhor medresesine gömülmeyi vasiyet ettiğini” belirterek, buradan hareketle dönemin 2. Ordu KomutanıCemal Tural ile Fethullah Gülen’i birlikte hareket etmekle suçluyor.

PKK: GÜLEN, 27 MAYISÇIDIR

PKK bu bağı, Said-i Kurdi’nin mezarının yerinin bilinmezliği nedeniyle kuruyor. Anımsatalım:
23 Mart 1960’da Urfa’da ölen Said-i Kurdi, Halilülrahman Camii’sine gömüldü. Ancak camideki mezarı, adeta bir tapınma merkezine dönüştü. 27 Mayıs yönetimi bunun üzerine, Said-i Kurdi’yi, kardeşinin de izniyle, 12 Temmuz 1960 gecesi Camii’den çıkarıp, bilinmeyen bir yere defnetti.
27 Mayısçıların Said-i Kurdi’nin mezarının yerini belirsiz bırakması ileGülen’in yukarıda özetlediğimiz sözlerini yan yana getiren PKK, Gülen’i 27 Mayısçı ilan etmiş!

GÜLEN 27 MAYISÇI DEĞİL, AMERİKANCIDIR
Ancak Zana Zanyar’ın devamında verdiği bilgiler, Gülen’i 27 Mayısçı değil, tersine Amerikancı ve Süper NATO’cu yapmaktadır:
Fetullah Gülen, 1961 yılında askere gider. Acemi birliğini Özel Harp Dairesi Elemanı Kurmay Başkanı Reşad Taylan’ın yanında yapar. Acemi birliğinde sadece istihbarat elemanlarının görevlendirildiği büyük telsiz eğitimini alır. Gülen’in Özel Harp Dairesi yani istihbarat ilişkisi 1957 yılına dayanıyordu. Daha 16 yaşındayken, Erzurum’da Özel Harp Dairesi elemanlarında üstteğmen Esad Keşafoğlu tarafından yetiştirilir ve Nur Cemaati’ne özel harp elemanı olarak sokulur. Bundan dolayıdır ki, gittiği her yerde istihbarat işini yapar. Acemi birliğinde büyük telsiz eğitimine alınmasının nedeni çok yetkin bir istihbaratçı olarak yetiştirilmesinin amaçlanmasıdır.
“Aynı görevlendirme zinciri usta birliğinde de olur. Gülen, usta birliğini İskenderun’da 2. Ordu karargâhında, Orgeneral Cemal Tural’ın yanında büyük telsizci -istihbarat elemanı- olarak yapar. Askeri kanuna göre bir askerin vaaz vermesi yasakken Gülen istihbaratçı olduğu için özel harp temelinde vaazlar verir. GülenKüçük Dünyam adlı kitabında bu durumu şöyle itiraf eder: ‘Askeri elbisenin üzerine cübbe giyilmezken ben böyle bir kıyafetle vaaz ediyordum.’”
Zanyar’ın, makalesini Said-i Kurdi’nin “Düşman nur postuna bürünmüş” sözleriyle bitirmesi ise artık kılıçların çekildiğini göstermektedir!

Mehmet Ali Güller
(Aydınlık Gazetesi)

28 Kasım 2011



0 yorum:

Yorum Gönder

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Hostgator Discount Code