4 Kasım 2011 Cuma

Kilise ile KKTC’yi bir tuttu...

3 Kasım 2011

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bütçe Komisyonu’nda Rum papazının ekümeniklik iddiasına destek verdi. Arınç, “Tıpkı KKTC’yi bizim tanıyıp dünyanın tanımadığı gibi ’ekümenikliği tanımıyoruz’ demek bir şey ifade etmiyor” dedi.

Arınç KKTC ile kiliseyi aynı düzeyde görüyor!
Bülent Arınç, “Bütün dünyada ekümenik sıfatıyla tanınan bir kişi için ‘Tanımıyoruz’ demek bir şey ifade etmiyor. Tıpkı KKTC’yi bizim tanıyıp, dünyanın tanımaması gibi” dedi.

Haber : Salim Yavaşoğlu

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Bülent Arınç, cemaat ve azınlık vakıflarının yasal kuruluşlar olduğunu dile getirerek, bunların yabancıların kurduğu vakıflar değil, dinleri ve etnik kökenleri farklı olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının kurduğunu söyledi. Bu vakıfların yok farz edilemeyeceğini ya da bunların zararlı olduğunun söylenemeyeceğini kaydeden Arınç, “Bugün patrikhane var. Lozan sebebiyle de var, başka anlaşmalar sebebiyle var. İstanbul’da da İzmir’de de başka yerlerde de cemaat vakıfları var. Bunların sayısı 162’dir” dedi. Tüzel kişiliği olmayan patrikhane adına yetimhanenin tescil edilmesi yönündeki sorulara değinen Arınç, “Bunu Fener Rum Patrikhanesi adına tespit edilerek tapuya tescil edilmesini arkadaşlarım yanlış görüyorlar. Bunu biz tescil etmedik. 1929 tarihindeki kayıtlarda, yetimhane, Rum Patrikhanesi adına tespit edilmiş. Kayıtlarda bu var. Arkadaşlarım, patrikhanenin ziyaretini de gündeme getirdi” dedi.


Tanımıyoruz da ne oluyor
Kendisine Adnan Menderes’i örnek aldığını belirten Arınç şöyle konuştu: “Ben patrikhaneyi ziyaret eden rahmetli Adnan Menderes’ten sonra ikinci hükümet yetkilisiyim. Doğru yaptığıma inanıyorum. Bütün dünyada ekümenlik sıfatıyla tanınan bir kişinin ‘Biz onu tanımıyoruz’ demek... Bizim tanımamız da çok fazla bir şey ifade etmiyor. Bize göre Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bizim canımız, göz bebeğimizdir. Ama dış politika açısından bakarsak dünyada sadece Türkiye’nin tanıdığı bir devlettir. Güney Kıbrıs Rum Yönetimini biz tanımıyoruz ama bütün dünya tanıyor. Kuzey Kıbrıs’ın tanıdığı tek ülke Türkiye ise Güney Kıbrıs’ın tanımadığı tek ülke de Türkiye ise dünyadaki bu tarifin içine patrikhane nasıl girer, biraz da o gözle bakmak lazım.”

Tazminatı öne sürdü
Yetimhanenin Fener Rum Patrikhanesi’ne verilmesinin yargı kararı sonucu olduğunu belirten Arınç, Türkiye’nin AİHM kararını uygulamaması halinde karşı tarafın teklif ettiği 90 milyon euro parayı ödemek zorunda kalacağını, bunun da bir inat uğruna olacağını vurguladı. Arınç, tutuklu milletvekilleri konusunda da görüşlerini aktarırken, durumun milli iradeye saygısızlık olduğunu söyledi. Yargının bunu dikkate alması ve bir an önce tahliye kararı vermesi gerektiğini ifade eden Arınç “Bu bir talimat değil. ‘Milli irade yanlış yaptı’ bunu tartacak noktada değilsin. Bu insanlar mahkemeden davadan kurtulmak için aday olmak isteyebilirler ama içgüdüsel olarak yapılabilir. Asıl sorumluluk onu aday yapan partide onu seçen milletimizdedir. Onu aday yapan parti doğru yaptığına inanıyorsa, milletimiz onu seçerek temsil hakkını vermişse söylenecek bir şey yok. Seçilmişlerdir, yerleri Meclis’tir” diye konuştu.

Lozan’dan çıkarılmıştı
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, “Fener Rum Patrikhanesi Lozan’da geçiyor” dese de İstanbul Barosu Genel Sekreteri Hüseyin Özbek, bu bilginin doğru olmadığını ileri sürdü. Fener Ortodoks Rum Kilisesi’nin Lozan Antlaşması metninde ve konvansiyon eklerinde İngiliz ve Yunan temsilcilerinin bütün çabalarına rağmen, Türk heyetinin kesin tavrı nedeniyle adının bile geçmediğini söyleyen Özbek, “Türk heyetinin kesin tavrı nedeniyle, Fener Rum Patrikhanesi Lozan’da bir kurum olarak yer almamıştır. Lozan’ın çizdiği çerçeveye göre Fener Kilisesi papazı ve memurları iç hukuka tabi olarak tayin edilmekte ve denetlenmektedir” diye konuştu.


YENİÇAĞ GZT.

0 yorum:

Yorum Gönder

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Hostgator Discount Code