20 Mayıs 2011 Cuma

Bahçeli Seks Kasetlerinin İzini Buldu

“Genel seçimlere kasetler damgasını vurdu” diyenler pek de haksız sayılmazlar. Bu saptama vatandaş açısından bakıldığında da doğru.

Bizim yandaş basın, yandaş kalem ve hatta eski MHP’li - Ülkücü sonradan da AKP’ye eklemlenen kalemşör ve silahşörler de işin pek de güzel tadını çıkarıyorlar.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Fethullah Gülen’i kastederek sonra da AKP’li bir ismi ifşa ederek kasetlerin servis yerini Okyanus Ötesi olarak gösterince, vay anam vay!..

Hop oturup hop kalktılar.

Baykuş’un yazılarını takip edenler iyi bilirler bu sütunda yeri geldiğinde Devlet Bahçeli’nin yanlışları da hatta onun hiç de hoşuna gitmeyecek haberler de yazıldı. Bizim işimiz yalnızca ve yalnızca hak ve doğru bildiğimizi yazmak.


****

Şimdi, bu kaset tezgahlarının ardındaki siyasi oyunlar hakkında ki somut haberleri vermeden önce kısa bir bilgi verelim.

Devlet Bahçeli hem sevenleri hem de sevmeyenleri tarafından ciddi, seviyeli ve terbiyeli bir devlet adamı ve siyasetçi olarak kabullenilir. Bahçeli’nin dedikodulara ve özellikle belden aşağı konuşmalara hiç taviz vermeyen bir yapısı vardır. Arkadaşları onun yanında malum “Temel fıkralarını” bile anlatmaktan çekinirler.

Milletvekilleri listeleri yapılmadan önce malum kaset skandallarına karışanlardan daha fazla isim Bahçeli’ye bildirilmişti. Bahçeli bu isimleri kendisine bildirenlere ve“haklarında seks kasetleri var, seçim sathı mahallinde servis edecekler” diyenlere pirim vermemiş ve “bana dedikodu ile gelmeyin” deyip, pek çoğu parti kurmayı olan bu isimleri garanti seçilecek yerlere koymuştu.

Bu, Devlet Bahçeli’nin büyük hatası olabilir. Tartışmaya açık.

****

Devlet Bahçeli’nin bir temel özelliği de kendiside dedikodu ile siyaset yapmaz. Fethullah Gülen’i adres gösterdi diye eleştiri getirenler bu satırları iyi okusunlar.

MHP lideri, kaset skandalları patlayınca pisliğe bulaşan milletvekillerinin istifalarını birer birer aldı. Arkasından da kendine gelen duyumları kamuoyuna aktarmadan önce çok özel dostluğu bulunan MİT eski Müsteşarı Şenkal Atasagun ile geçtiğimiz hafta içinde 4 saat süren özel bir görüşme yaptı.

Görüşme sırasında Atasagun’dan aldığı bilgiler doğrultusunda çok özel bir telefon üstünden yaklaşık 40 özel görüşme daha yapıldı.

Görüşmenin içeriği konusunda kaynağımın koyduğu ambargoya sadık kalacağımdan daha fazla detay vermiyorum.

Bahçeli bu görüşmenin ardından çıkıp Okyanus ötesini hatta bir AKP’li ismi açıktan ifşa etti. Devlet Bahçeli’nin elinde bu kasetlerin teknik montajlarının nerede yapıldığı, basında gizli ve açık tetik görevlerinin kime verildiği söz konusu milletvekillerinin ünlü bir siyasetçi ve çocukları ile yakın ilişkisi olan bir mafya babası tarafından nasıl tuzağa düşürüldüğü ve bunun Çankaya‘ya kadar olan ilişkilerine kadar bilgiler var.

Devlet Bahçeli bunları açıklar mı? Açıklarsa ne zaman açıklar ?

Bilemeyiz.

Ama bildiğimiz net bir şey var. Bahçeli kendi aleyhinde çok şeye katlanır ve bazı isimleri oturdukları makamlar ve devleti temsil hassasiyetlerini düşünerek hareket eder.

Gelelim bu çirkin Amerikanvari siyasi tezgahların perde arkasını aralamaya …

****

Önce flash - back yapalım…

Hatırlarsınız milletvekili listeleri daha yapılmadan (aday adaylarının başvuruları alındığı sırada) Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ABD’ye gitmişti. Ziyaretin ardından AKP Genel Merkezi’nde yönetici dostum bana aynen şöyle demişti:

Tayyip bey Arınç’ı niye ABD’ye gönderdi biliyor musun? Gülen cemaati ile büyük sıkıntımız var. Tayyip Bey onlara kesin seçilecek yerlerden 10 kontenjan verdi. Adamlar memnun olmadı. Bülent beyi gönül almak için gönderdi. Arınç da bir aracı vasıtasıyla Fethullah Gülen ile görüştü. Aldığı bilgiler ve oradan telefonla aktardıkları çok canını sıktı ki Tayyip Bey, Arınç’ın ABD gezisini planlanandan 2 gün önce bitirdi ve hemen Türkiye’ye döndürdü.

Aynı kaynak bana milletvekili listelerinin YSK’ya verilmesinin ardında Gülen cemaatinden kontejan dışı 22 ismin daha bir şekilde listelere sızdırıldığını ve bunu Erdoğan’ın bile fark edemediğini söyledi ve ardından ekledi:

“Bundan sonra cemaat operasyonlarına hazır olmalıyız”…

AKP’li yönetici arkadaşım benim de iyi bildiğimi bildiği Abdullah Gül – Tayyip Erdoğan çekişmesi hakkında da çok şey anlattı ama bunlara gerek yok çünkü tabloyu güncel bilgilerle birazdan daha da netleştireceğim.

****

Bir flash-back daha .

Görgü şahidinin ağzından;

“2009 yılı, New York da düzenlenen ve gözlerden kaçırılan bir Dışişleri etkinliğine ben de katılmıştım. Hava hafif yağmurluydu ve etkinliğin düzenlendiği park da dolu sayılırdı. Adını hatırlayamadığım bir siyahi senatör geldi ve aynen konuşmaya şöyle başladı:

Burada yalnızca Türkiye Cumhuriyetinin Dışişleri Bakanı’nı değil geleceğin Başbakanı Sayın Ahmet Davutoğlu’nu selamlıyorum.

Şaşkınlıktan küçük dilimi yutacaktım. Senatör konuşmasını tamamladı. Kürsüden indi ve doğruca Davutoğlu’nun yanına gidip bir daha ‘Hoş geldiniz sayın Başbakan’ dedi. Ahmet Davutoğlu ise sadece gülümsemekle yetindi.”

Ahmet Davutoğlu’nun cemaate ve Abdullah Gül’e olan sıkı bağlılığının altını çizdikten sonra tekrar günümüze dönelim…

****

AKP’de üst yönetim kadrosu hep bir ağızdan 12 Haziran’ın hemen ardından bir erken genel seçimin geleceğini mahalli seçimler ile milletvekili seçimlerinin birlikte yapılacağını söylüyorlar. Gerekçe olarak da Cumhurbaşkanlığı seçimi dahil üç seçimi peş peşe ülkenin kaldıramayacağını gösteriyorlar.
Haklılarda…

Onların bile bilmediği Tayyip Erdoğan da kendi planı için nasıl gizlice çalıştığı.

HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, Saadet Partisi’nden büyük gürültü ile koptuktan sonra adeta geri vitesine taktı. Saadet Partisin başında iken bile kendi anketlerinde oy oranı yüzde 6.5’lere ulaşırken HAS partide beklenen aksine öyle iddiasız bir kadro kurdu ki yakın çevresi bile sükutu hayale uğradı.

Yakınları “Numan Kurtulmuş neden böyle yaptı?” diye hala kafa yorsunlar. Geçtiğimiz günlerde HAS parti liderine Tayyip Erdoğan’dan net bir mesaj geldi.

“Numan bey hazır olsun…”

Numan Kurtulmuş’a aktarılan mesajın önemli detayı:

“12 Haziran seçimlerinden sonra milletvekillerinin memnu haklarının kazandırılması için kanun değişikliği yapılacak ve 1 sene sonra erken genel seçim.”

Tayyip Erdoğan kendisinden sonra AKP’yi Numan Kurtulmuş’a teslim edip Çankaya Köşkü’ne çıkmak istiyor.

Abdullah Gül ise bir dönem daha Köşk’te oturup AKP’nin başına Ahmet Davutoğlu’nun gelmesini gönlünden geçiriyor.

****

Bir de MHP cephesi var. Biliyorsunuz kaset skandallarını ardından “yeni CHP” gibi “yeni MHP “ söylemi atıldı ortaya.

Seçim öncesi Devlet Bahçeli’ye rest çekip ayrılan Mansur Yavaş’ın kulağına güçlü yerlerden hazırlıklara nasıl başlayacağı yönünde sufleler yapılıyor.

Anlayacağınız 12 Haziran’da klasik bir seçim yarışı olmayacak. Oy pusuların üzerindeki parti amblemlerine ve isimlerine kanmayın.

Artık yaklaşık 10 yıldır tekrar tekrar seyretmeye doyamadığınız şu cambaza bak oyunundan gözlerinizi bir zahmet çeviriniz.

****

Siyasetin omurgası çöktü. Artık bu siyasi yapı Türkiye’yi taşımıyor.

Okyanusun ötesi - berisinin, Gül’ün, Erdoğan’ın, Baykal’ın, Kılıçdaroğlu’nun, Bahçeli’nin-Yavaş’ın, Numan Kurtulmuş’un herkesin bir hesabı var.

Ama tabii ki mutlak olan Yüce Yaradan’ın hiç şaşmayan hesabı.

Bakalım Mevlam ne eyler. Ne eylerse güzel eyler…..


Kaynak: Baykuş'tan Al Haberi - Yeni Tan

AÇIK İSTİHBARAT / 16 Mayıs 2011

0 yorum:

Yorum Gönder

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Hostgator Discount Code