2 Aralık 2010 Perşembe

Sezgin Tanrıkulu Silivri'ye Giderse Hangi Koltukta Oturacak?

30 Kasım 2010 tarihinin en ilginç haberlerinden birisi, Wikileaks depreminin yarattığı şokun etksisyle gündemden çabuk düştü.

Eski Diyarbakır Barosu Başkanı Sezgin Tanrıkulu, 30 Kasım'da CHP'ye katıldı...


Bu katılımla birlikte eski Adalet Bakanı Seyfi Oktay'ın da CHP saflarını seçmesini basın, "CHP'ye iki önemli isim katıldı" başlığıyla duyurdu.

Önce, Ekşi Sözlük'ün Sezgin Tanrıkulu hakkındaki şu entry'sine dikkat çekelim:

"Diyarbakır'dakurduğu herkes için adalet projesiyle AB fonlarını sonuna kadar emen hukuk kişisi..."

Tanrıkulu'nun tek özelliği Ekşi Sözlük'te belirtildiği gibi "AB fonlarını emmek" değil. Böyle fonları "emebilen" herkes gibi Sezgin Tanrıkulu da sıkı bir bölgesel federasyoncu.


Son zamanlarda prim yapmaya başlayan "Kürtçü olabilir ama PKK'ya karşı" yaftasının CHP'nin sıkıntılarını gidereceği umuluyor ki Sezgin Tanrıkulu Kemal Kılıçdaroğlu'nun "yeni CHP'sine" monte edildi.

Belki yakında Öcalan ile"sorunlar yaşadığı" varsayıldığı için ehven-i şer muamalesi görmeye başlayan Osman Baydemir de CHP saflarına katılacaktır

AB fonlarını dağıtan odakların yakından tanıdığı Tanrıkulu, Türk kamuoyunun dikkatini iki olayla çekti.

2008 yılında Diyabakır heyeti ile birlikte Başbakan Erdoğan'ı ziyaret eden Tanrıkulu, bölgeye yönelik hazırlanan paketlerin sadece ekonomik içerikli olduğu oysa bölgedeki sorunun sadece ekonomik değil siyasal yönünün de bulunduğu yönünde Başbakan'a uzun bir söylev çekti. Erdoğan örnek vermesini isteyince de Tanrıkulu, "Ana dilde eğitim ve kamusal alanda ana dilde hizmet alma hakkı Türkiye'deyok" dedi.

Daha sonra Erdoğan ile Tanrıkulu arasında şu diyalog geçti:

Erdoğan: "Ana dilde eğitim sadece azınlıklar içindir. onlara da kurs açılır.

Almanya'da yaşayan Türklerin durumuna bakın"

Tanrıkulu: "Almanya'da yaşayan Türkler ile Türkiye'deki Kürtlerin durumunu karşılaştıramazsınız.

Erdoğan: "Yalan söylüyorsun, sen dürüst değilsin!"

Tanrıkulu: "Ben dürüstlüğümü kimseye ispatlayacak değilim. bana hakaret edemezsin"

Diyalogun bu şekilde gerginleşmesi üzerine Tanrıkulu görüşmeyi terketti
Yine 2008 yılında Sezgin Tanrıkulu bu kez 20 Ekim'de Silivri'de yapılan Ergenekon davasının ilk duruşmasında boy gösterdi.

"Diyarbakır Barosu Başkanı" sıfatıyla duruşmayı izleyen Tanrıkulu, "bölge adına" orada bulunduğunu belirterek, “Türkiye’yi etkileyen kanlı olaylardan en fazla Diyarbakır bölgesietkilenmiştir. Davaya müdahil olarak katılmak istiyoruz" dedi.

Eğer talebi kabul edilseydi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin içinde barındırdığı çeteler vasıtasıyla Tanrıkulu!nun "Kürdistan" diyemediği "bölge" üzerinde sistematik baskı ve işkenceler uyguladığı kabul edilmiş olacaktı. O zaman henüz heyet üzerinde ağırlığı olan mahkeme Başkanı Köksal Şengün bu talebi reddetti.

"Anadilde eğitim" konusunda anayasaya açıkça aykırı görüşüyle Tayyip Erdoğan'ı bile çileden çıkaran Sezgin Tanrıkulu şimdi CHP'de...

CHP'ye sorulması gereken iki soru var:

-Kürtçenin eğitim dili olması konusunda sizin görüşünüz mü, yolsa Sezgin Tanrıkulu'nun görüşü mü değişti?

-"Ergenekon"un milli unsurlara karşı düzenlenmiş bir iftira olduğunu mu düşünüyorsunuz; yoksa Sezgin Tanrıkulu gibi "Ergenekon" adlı terör bir örgütün "bölgede" kan döktüğüne mi inanıyorsunuz?

-Ve şimdiye kadar duruşmaları izleyen hukukçu milletvekillerinize Sezgin Tanrıkulu da katılmak isterse ne olacak? Tanrıkulu CHP milletvekilleri gibi sanık avukatlarının oturduğu sıralara mı, yoksa müdahil avukatlar bölümüne mi oturacak?


AÇIK İSTİHBARAT / 1 Aralık 2010

0 yorum:

Yorum Gönder

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Hostgator Discount Code