10 Kasım 2010 Çarşamba

EYÜP CAN’IN SOROS’LA, SOROS’UN “SAVAŞMA KONUŞ” KAMPANYASIYLA, KAMPANYA İLE DE CEMAATİN NE İŞİ VAR?

Yeni Radikal’in genel yayın yönetmeni Eyüp Can, MHP Lideri Bahçeli’ye bile “Savaşma Konuş” dedirtmeye çalıştı ya, bu kampanyanın “soyunu-sopunu” araştırmak farz oldu.
Adamların dün-bugün değil 10 yıldır ne istedikleri belli… Listelerinde eksilme yok, artma var… Dahası ne verilirse verilsin, “silahları bırakmayacaklarını”, PKK’yı “savunma gücü” haline getireceklerini söylüyorlar…


Cemaatin “amiral gemisi” Zaman’a hızlı bir dönüş yapan Etyen Mahçupyan geçenlerde Türkiye’de “çağdaşlığın”, yani “ulus-devletin çöktüğünü” yazarken, bu rejimi savunanların önünde seçime kadar iki şans-iki ipucu olduğunu öne sürdü. Bunlar, “Kılıçdaroğlu ve Radikal”miş!..



Malum aydınlarla, arkalarındaki iç-dış destekçiler, “Yeni CHP” ve Kılıçdaroğlu’nu “sevme” şartlarını açık açık yazıyor, söylüyorlar. Bu cenahı temsilen sadece Soros’un ülkemizdeki en yetkili ağzı İshak Alaton’un “beklentilerini” aktaralım. Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığına seçildiği Mayıs’ta, Şahin Alpay’a (2002’den itibaren Alpay’ın Zaman’da yazmasını da Alaton teşvik etmiş) şunları söylemişti:


“Şimdi CHP'den beklentilerimiz çok büyük. Sayın Kılıçdaroğlu, yoksullukla mücadelenin ancak ekonomik büyüme ile, pastayı büyütmekle mümkün olabileceğini söylemeli... Kürt’e Kürt, Alevi’ye Alevi deme cesaretini kendinde bulmalı... CHP’nin geleceği hakkında iyimserim. Kadrosuna aldığı Faik Öztrak, Umut Oran gibi yeni isimlerden çok ümitliyim. En büyük atılımı yapma vakti geldiğinde Kemal Derviş’i de yanına alabilmelidir diye düşünüyorum.”


“Yeni CHP”den beklenen “misyon” bu. Ya Mahçupyan’ın diğer “şifresi” Radikal’in misyonu; İlk günden anlaşıldı ki, iktidarı-muhalefetiyle, PKK’yla “masaya oturmayı” hazmettirme!..


“Savaşma Konuş” kapsamında Kandil’e gidildi, Mahmur ziyaret edildi… Gül-Erdoğan-Kılıçdaroğlu’ndan sonra MHP Lideri Bahçeli’nin kapısı çalındı… Yetmedi, İrlanda’ya kadar uzanılıp, PKK’yla zerre benzerliği olmayan IRA’nın adamlarından akıl alındı... Herhalde oradan da BASK’a uzanırlar!..


Bu kampanyaların hiç de yabancısı değiliz. Ama sanki bu defa daha geniş kapsamlı ve donanımlı gibiler. Bir de iktidarın yoğun baskıları karşısında ayakta kalmaya çalışan bir medya grubu… Acaba bu değirmenin suyu nereden geliyor?


ATLANTİK KONSEY ÖNERİSİ: DÜŞMANLA KONUŞUN


Kafamızda bu sorularla, Eyüp Can kampanyasının peşine düştük.


Aklımıza en önce 13-15 Nisan 2009’da Atlantik Konsey’de yapılan o meşhur toplantı geldi. Bu toplantının raporunu da David L. Phillips kaleme almıştı. O’nu tanıyorsunuz, AKP’nin “Kürt açılımı” ile birebir örtüşen “PKK’nın Silahsızlandırılması ve Dağdan İndirilmesi” adlı raporu 2007’de hazırlayan kişi… Atlantik Konsey’de yapılan “Türkler ve Irak Kürtleri arasında güven tesisi” adlı toplantıya Türkiye’den 14 “kanaat önderi” katılmış, ancak bunların isimleri açıklanmamıştı. “Eyüp Can var mıydı?” diye sormayıp, David L. Phillips’in o raporunda yer alan bazı “önerileri” geçmek istiyoruz. Şunlar vardı:


“Teröre karşı çıkmanın ötesine geçin: PKK sorunu, güvenlik önlemlerinin ötesinde adımlar gerektirmektedir.”


“Yasal reformları üstlenin: Türkler, federalizmi bölünmeyle eşanlamlı gördüğünden, daha az göze çarpan ademi merkeziyet planları tasarlanmalı. Anayasanın Türklük maddesi, Terörle Mücadele Yasası ve TCK değiştirilmeli ya da yürürlükten kaldırılmalı… Kültürel reformlar tam olarak uygulanmalı… Katı, hesap sorulamaz ve aşırı tutucu olan yargının ıslahı için de önlemler alınmalı…”


Şunlar da konumuzla doğrudan ilgili “öneriler”:


“Düşmanla konuşun: Ankara, Öcalan’la konuşmayı reddedebilir, fakat demokratik seçimlerle gelmiş olan DTP üyeleri etkin birer muhatap olabilir.”


“Uzlaşmayı teşvik edin: Gerçek uzlaşma süreci, çatışma sırasında iki tarafta da doğmuş olan mağduriyeti göz önüne almalı…”


Atlantik Konsey toplantısında Soros’un Açık Toplum Enstitüsü’nün Orta Doğu, Kuzey Afrika, Güney ve Doğu Asya bölgelerinden sorumlu kıdemli siyasi analisti Mike Amitay’ın da hazır bulunduğunu belirtip, Türkiye’deki Açık Toplum Enstitüsü, yeni adıyla Açık Toplum Vakfı’na geçelim.


EYÜP CAN SOROS’UN DANIŞMANI MI?
Açık Toplum Vakfı’nın Mütevelli Heyeti “İshak Alaton, Can Paker ve Osman Kavala”dan oluşuyor. Yönetim Kurulu’nda da yine Alaton ve Paker’e ilave olarak Murat Sungar var.


Peki bu Vakfın Danışma Kurulu ve burada görev alan isimler hakkında bir fikriniz var mı? Dilerseniz önce Danışma Kurulu’na seçilecek kişilerde aranan özelliklere bakalım:


“Açık Toplum Vakfı’nın Danışma Kurulu, konusunda uzman, yeterli birikim ve deneyimi olan ve alınan kararların toplum nezdinde saygınlığını sağlayacak niteliklere sahip kişiler arasından seçilir”miş…


“9 kişiden oluşan Danışma Kurulu’nun üyeleri, çalışma dönemlerinin ardından, rotasyonla yerlerini yine Danışma Kurulu’nun belirlediği yeni isimlere bırakır ve üyeler tamamen gönüllü olarak çalışır”mış…


Danışma Kurulu’nun işlevi nedir?


“Vakıf amacında belirtilmiş olan faaliyet alanları kapsamında Vakfa sunulan veya Vakıf tarafından uygulanması planlanan proje tekliflerini değerlendirmek, projelere verilecek hibe miktarını tayin ederek, Yönetim Kuruluna hibe tavsiyesinde bulunmak.”


9 kişilik Kurul’daki isimlere gelince; Üyeler “rotasyonla” belirleniyor ya, 2009 ve 2010 Danışma Kurulu’nda patronlar Can Paker ve Murat Sungar dışında 4 isim yerini koruyor… Ne tesadüf bu 4 isim arasında Eyüp Can da var!..


Bir başka tesadüf, Vakfın, son başvuru tarihi 17 Eylül olan son proje önerilerinden birisinin “Toplumsal Diyalog ve Müzakere Süreçlerinin Gelişimine Destek Programı” adını taşıması!.. Önce Vakfın, ardından da bu programın amacı şöyle anlatılıyor:


“Programın Amacı; Türkiye’nin sorunlarının çok yönlü tartışılmasını sağlamak amacıyla tarafların bir araya getirildiği diyalog ve müzakere alanları yaratmayı amaçlayan kurumların bu programdan faydalanmasıdır…”


Program;


“Kâr amacı gütmeden çalışan ve tüzel kişiliğe sahip kuruluşlara açık”mış… “25.000 TL’ye kadar olan projelerin bütçesinin tamamı, 250.000 TL’ye kadar olan projelerin yüzde 50’si Açık Toplum Vakfı tarafından nakdî olarak, kalan kısmı başka fon kaynaklarından karşılanacak”mış falan!..


Eyüp Can PKK için, “Savaşma Konuş” deyip, “500 bin Radikal” ararken, bizim bunları “konuşmamız” acaba çok mu “Radikal” kaçtı?!..




Müyesser Yıldız / Odatv.com / 09.11.2010 15:36

0 yorum:

Yorum Gönder

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Hostgator Discount Code