1 Temmuz 2010 Perşembe

İlker Başbuğ'un Şeyh Said'e bir itirazı yok mu?

Benim bildiğim Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, “Cumhuriyeti korumak ve kollamak” gibi bir görevi vardır.
Gene benim bildiğim...


Türk Silahlı Kuvvetleri, erat eğitiminde, Şeyh Said yobazı ile ilgili dersler verir ve bu mel’unu vatan haini sınıfında değerlendirir...


Ve şimdi benim gördüğüm... Şeyh Said yobazının mirasçıları, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tasfiye edildiği inancı ile...


Tıpkı rutubetli kaya altında gizlenen böcekler gibi, (üstlerindeki kaya kaldırıldığı için) ortalığa yayılıverdiler...


Şeyh Said’i anma toplantıları düzenleniyor...


Cumhuriyeti koruma ve kollama ile yeminli...


Harbiye’den mezun olurken “Atatürk içimizdesin” diye ant içen...


Generallerin gözünün içine baka baka...


Ve Generallerin başındaki General...


İlker Başbuğ, bu konuda tek kelime etmiyor..! “OHAL” teklifi üzerine dile gelip, “aman aman gerek yok” diye şakıyan baş general, Şeyh Said meselesinde dut yemiş bülbül...


Yani...


Gediktepe’deki gibi tam siper!..


Ey Türk Milleti...


Susmuş oturmuş!..


Kafası karışık...


Önemli bir bölümü de şu malum “yüzde kırk yedi içerisinde” olan...(Nerede olduğunun farkında olmayan ve bulunduğu yerin Türklükle ilgisini sorgulamayan.)


Aziz Milletim..!


Artık vatanımızın kaygan bir zeminde gidip geldiğini görüyoruz ve “elden gidiyor” endişesini yaşıyoruz...


Ama şunu bilelim ki..!


Ne PKK çetesi, ne bu yobaz takımı, ne cumhuriyetin içindeki yarasalar...


Ne bu cumhuriyet dönemince milli hazineyi tırtıklayan ölü soyucu sermaye ağaları...


Vatanımızı alamıyorlar, alan onlar değil..!


Biz veriyoruz!!..


Önce tepemize taç ettiğimiz, bizi idare etsin diye kral ettiklerimize...


Devlete yuvalanmış bürokrasiye...


Aylara yıldızlara, yıldızlılara bakacağız...


Sivillere sözüm, hangi sivile ne diyeceğim...


Atatürk’ün koltuğunda oturan, bu cumhuriyetin baş mevkiini tutan Abdullah Gül’e ne diyebilirim ki!..


Desem de ne der ki zaten, Abdullah Gül, Şeyh Said için!!?


“Yeminlerde var” diye askere hatırlatmamın, bu saatten sonra faydası var mı?!


Hani bazen Anıtkabir’e gidiyorlar ya!..


Hani “orada” izindeyiz diyorlar ya!!.


Hani Anıtkabir avlusunu doldurunca ara sıra, “Atatürk’e karşı görev” yerine getirilmiş oluyor ya!! İşte onların yeminlerini yüzlerine çarpmak için kendimi yırtıyorum...


“Şeyh Said yobazı adına Diyarbakır’a bayrak dikiyor hain; haberiniz olsun” diyorum... Belki kılları kımıldar diye!..


Ve eğer kımıldamazsa “kılları...” Olacakları da söyleyeyim... Şeyh Said ardında bunca yıl sonra ortaya çıkanlar... Öyle anma ile manma ile yetinmeyeceklerdir...


Bu anma, Diyarbakır’a bayrak dikmelerinin ilk adımıdır...


Oradaki belediye başkanının sözleri vardır, askeri işaret ederek “kovacağız” manasında konuşmuştur...


Hedefleri budur..


Hani İlker Başbuğ’a göre de “OHAL’e gerek yoktur” ya...


Gerek olmasın ki, Şeyh Said hempalarının, PKK çetesinin işleri kolayca yürüsün...


PKK ya da Kürtçü yobazlara da şaşırmıyorum.. Şaşırdığım, bu bizden tarafların “tam siper” durumlarıdır...


Vatanımızı bizden almıyorlar alamazlar...


Bizden birileri vatanı altın tepsiye koymuş...


!!!


Ey ahali silkinelim, silkinelim, silkinelim..!




Behiç KILIÇ / YENİÇAĞ GZT. / 29 Haziran 2010

0 yorum:

Yorum Gönder

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Hostgator Discount Code