15 Haziran 2010 Salı

Cenazeci paşalar!

İşte size şehit!.. Öyle Cervantes uyarlaması, elalemin işinde siyasetin rantında giden “gemicik” işi değil..
Vatanın bağrında, toprağa düşen vatan evladı.. 22 yaşında Öğretmen Pınar.. Teğmen eşi..
Bizim şehidimiz... Kanı yerde kalan şehitlerden biri daha..
Söyleyeceğimi kafadan söyleyeyim!.
En baştaki İlker Paşa ile öteki paşalara...
Askerimin başındaki paşalara beylere..
Aziz muhteremler, tarih sizin döneminizi şöyle anacak!.
“Çok duygusal şehit cenazesi kaldırırlardı..” Bizim sizi, terör meselesinde gördüğümüz bu!.. Eşkıya, size emanet ettiğimiz çocuklarımızı, sizin açık bıraktığınız koridorlardan dalarak toprağa düşürüyor..
Siz o kanları yerde bırakarak!..
Sadece tabut başına dizilip bize görüntü veriyorsunuz!.. Yeter artık!!. “Oradan” cenaze almayın, intikam alın intikam!..
Şehitleri kucaklamayı, cenazeleri kaldırmayı.. duygusal satırlar yazmayı bize bırakın...
Sizi cenaze başında değildir görmek istediğimiz yer, eşkıyanın tepesinde Azrailin elidir olmanız gereken yer!..
Sızlama dolu satırlarla nereye varacaksınız?!
Vakanüvistin yazdığına göre, “Şehit Pınar’ın” ardından yayınlanan Genelkurmay açıklamasını İlker bey bizzat kaleme almış..
Paşa, “Bu son saldırı göstermiştir ki bölücü terör örgütü eski kirli günlerine tekrar geri dönmüş ve hedefleri arasına Türk Silahlı Kuvvetleri’nin personeli yanında onların eş ve çocuklarını da almıştır..”
Diyor!!.. Allah Allah..!
“ ...bölücü terör örgütü eski kirli günlerine tekrar geri dönmüş ..”
Ne yani.. “Bölücü terör örgütü temizdi de!!” bu saldırı ile mi “eski kirli günlerine” döndü!!?
Bu nasıl değerlendirme..
İlker beyin cevabını arayacağı soru aslında şu olmalıdır...
“Eşkıya Adana’nın Osmaniye’sinde karakol basacak kadar başıboş hale geldiyse benne işe yarıyorum acaba??!”
Aslında öyle sorular vardır ki!!.
İskenderun’un göbeğinde deniz kışlasını basan eşkıya nasıl oluyor da buhar oluyor!!?
Amanos’larda, avcıların rastladığı eşkıya müfrezesini, nasıl oluyor da, bunca teknoloji tespit edemiyor!!?
Biraz daha geriye...
Tunceli’yi basanlar, Reşadiye’yi basanlar..! Nerede bunlar?..
Terörle mücadele teröristi unutturmak mı?!!
Kandil’e gönderilen uçakların yarattığı hasılat nedir?!. Varsa bir hasılat, nasıl oluyor da, Kandil-Hakkari hattı, bu kadar rahat çalışıyor!!? (Boğaz köprüleri bile tıkanıyor, eşkıya geçidi tıkanmıyor!!)
Sorun bellidir.. Sorun, eşkıya ile mücadele konusunda mücadeleyi gevşeten yasalardır.. Ama terörle mücadeleyi yürüten Genelkurmay’ın bu yasalara rıza göstermesi endişe vericidir ve faturası Mehmetçiğin canıdır..!
Terörle mücadeleyi, eğitimi kıdemsiz askeri en uç noktaya sürerek yapamazsınız uyarılarına kulak verilmemektedir!. Terörle mücadeleyi yürüten özel timi bir anda bitiren “28 şubat” hanedanlarına bu işi neden yaptınız diye hesap sorulmadığı gibi, yeniden ihya edilerek özel timin gereğince sahaya sürülmemesi de tuhaftır!!.
Eşkıyanın yeri belli, mekanı belli, karargahları şehirlerde mahallelerde, malum belediyelerin şemsiyesi altındadır...
Sokak arasından çıkıp, bir dağa bir sokağa dalan eşkıya, elindeki silahı kullanmakta tereddüt etmemekte, Mehmetçik ise “teslim ol” demeden tetiğe basamamaktadır..
En basit izah budur..
İlker beyin cevap vereceği soru çoktur da, neyi soracaksın iki ay sonra teskereci!!.
Yaradandan kendisine Amigo Yaşar gibi mutlu bir yaşam dilerim.. Arasıra Hilmi beyi takar koluna cenazelere gelir de görürüz kendisini!..




Behiç KILIÇ / YENİÇAĞ GZT. / 15 Haziran 2010

0 yorum:

Yorum Gönder

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Hostgator Discount Code