4 Mayıs 2010 Salı

Paşa tatbikatta, eşkıya karakolda!..

“Bu şehitlerin kanı yerde kalıyor. Ne zaman eşkıyanın tepesine binilecek, nerede bu katiller yeter artık!!” diye yazdığımız gün, bakın ne felaket oldu...
Tunceli’de karakol basıldı... Karakol komutanı dahil dört şehit...


Lice’de teğmen... Çukurca’da er, toprağa düştü!..


Artık konu “eşkıyayı lanetleme” konusu değildir!..


Her şehit haberi, her saldırıdan sonra, büyük bir telaşla, “Aman siz abartmayın(!) aziz vatandaşlar... Bunları


Ergenekoncular yapıyor,(!) kardeşliği bozmak istiyorlar... Bunlar kardeşliğe kurşun sıkıyorlar” diye gaz alıp, şehitlerin üzerine toprak atan açılım önderlerinden geçtik...


Bu şehadetlerin sebebini, şu askerin başındakilerden de sorgulama zamanıdır artık..


Komutanlar ne işe yarıyor Allahaşkına!..


Nedir bu şehit haberleri...


Bunca top tüfek, teknoloji..!


Sonuç bu mu?!..


Bu milletin gariban çocukları, savaş kobayı mı?!..


Sür cepheye, saldım çayıra mevlam kayıra. Bu mudur?!..


Hale bakın, TV’de seyrediyoruz...


“Eşkıya sınırdan ülkemize sızıyormuş da Kobralar havalanmış, eşkıyayı tespit etmiş... Üzerlerine çökmüş onlara dünyayı zindan etmiş ve sızma önlenmiş!..”


Nerede?!


Tatbikatta!.. Konya Ovasında... Tatbikat alanında hedef belirlenmiş, burası sınır denilmiş, oraya helikopter çökmüş, sınırdan sızma niyetindeki eşkıyayı yok ediyor..


Konya Ovasında tatbikatta..!


Başkomutan huşu içerisinde seyrediyor, çok memnun...


Oysa olan şu...


Konya Ovasındaki hayali sınırda sanal eşkıya yok edilirken, asıl eşkıya Tunceli de karakol basıyor...


Baskın yiyen kahramanlar ölene kadar çarpışıyor, üç saat...


Yardım gidemiyor...


Baskıncılar geldikleri gibi gidiyorlar!..


Yardım gidememiş, çünkü hava sisli imiş!..


Bizim zevat, sisten yardım gönderemiyor da eşkıya, nasıl o siste pusta kolayca hareket edip, karakolu vuruyor ve kayboluyor!?


Eşkıyayı durduramayan sis, nasıl oluyor da yüksek teknolojili silahlı kuvvetleri durduruyor!..


Nasıl olduğunu öğrenemediğimiz gibi, artık “sivillere” alışmağa başladığı intibaı veren kıyafetiyle, İlker Bey’in yaptığı açıklama, kafamızı iyice karıştırıyor!..


“Her şeyi yaptık ama sisten helikopter gidemedi, n’apalım!!?”


“Baskın bekliyorduk!!!”


Başkomutan öfke ile “Mütareke medyasına” çakıyor...


Adama; “Anladık, matbuat hain de sen ne yapıyorsun!!?” diye sorarlar...


Siste pusta, “baskın bekleyen karakolun” savunma yöntemleri yok mu?! Var...


“Baskın beklenirken” elli altmış kişi ile baskına gelen eşkıyadan haberdar olunmama gibi bir durumda, komuta zafiyeti yok mu?! Var!!


Hani istihbarat?! Eksiklik yok mu?! Var!.. Matbuata “Hain” tamam da bu “beceriksizlik” ne?!


Tatbikatta düşmanı tepeleyip, bayram geçitlerinde rap rap yürümek, işin görüntü kısmı!..


Eşkıya sisi delip, elindeki kaleşle karakol teslim alıyorsa, bu işin sorumlusu, dağda canını düşmana açan Mehmetçik de değil tabii...


Ankara’nın beş yıldızlı koltuklarında, süper marka makam otolarında generalliğin tadını çıkaranlardır...


“Bizden olan!!” emekli generalleri, savcının elinden almak için Çankaya’da pazarlıklar yapacağınıza, askerin mücadele gücünü elinden alan yasalar için ağırlığınızı koysanıza. Bunu yapamadığınız, “açılıma” kol kanat gerdiğiniz için eşkıyanın eli rahatlıyor da çocuklarımız toprağa düşüyor beyefendi!..


“Medya hain efendim!!”


Diye esip gürlemek, sanki “suçluların telaşı içerisinde” söylenmiş bir “cambaza bak” yöntemidir...


Eşkıyaya karşı askerin eriyen mücadele gücü için siz “mücadele vermezseniz” daha çok şehit veririz biz!..


Bir kerecik de siz Kandil’i basıverin..!


Hep bizden, hep bizden...




Behiç KILIÇ / YENİÇAĞ GZT. / 4 Mayıs 2010

0 yorum:

Yorum Gönder

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Hostgator Discount Code