29 Mayıs 2010 Cumartesi

İŞTE O GENELGE


Avrupa ile entegrasyon


AKP iktidarı, AB üyelik müzarekelerinde yer alan Entegre Sınır Yönetimi konusunda yeni bir adım daha attı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin karşı çıktığı “sınırların profesyonel birliklerce korunması projesi”, Başbakan Erdoğan imzalı genelgeyle yürürlüğe girdi. 26 Mayıs’ta Resmi Gazete’de yayımlanan genelgeye göre, TSK sınırlardan çekilecek, görevi İçişleri’ne bağlı profesyonel birlikler üstlenecek


Güvenlik zafiyeti yaratır
UZMANLAR, sınırların sivil yönetime bırakılmasının güvenlik zafiyeti yaratacağı görüşünde. E. Tümgeneral Armağan Kuloğlu, “Avrupa ülkelerindeki sınırlarla Türkiye’nin sınırları arasındaki farklılık gözetilmeli. Avrupa ülkeleri gibi tehdit algılaması sıfır olan bir konumda olsak, uygulama başarılı olur” dedi. E. Tümgeneral Alaettin Parmaksız da Irak sınırında bu uygulamanın hayal olduğunu söyledi.




Asker kışlaya giriyor
TSK’nın karşı çıktığı “sınırların profesyonel birliklerce korunması projesi” Başbakan’ın imzasıyla yürürlüğe girdi. Buna göre TSK sınırlardan çekilecek, görevi İçişleri’ne bağlı birlikler üstlenecek

Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik müzakerelerinde “Adalet, özgürlük ve güvenlik” faslında yer alan Entegre Sınır Yönetimi konusunda yeni bir adım atıldı. 26 Mayıs 2010 tarih, 27592 sayı ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan genelge ile tüm sınır kapılarında, kara ve deniz sınırlarında görev yapmak üzere İçişleri Bakanlığı’na bağlı profesyonel bir sınır güvenlik teşkilatının kurulması amaçlanıyor.


STK’lar görev alabilecek
TSK’nın baştan beri karşı çıktığı profesyonel birliklerin sınırlarda görev yapması konusundaki genelge ile “Entegre Sınır Yönetimi Koordinasyon Kurulu” adı altında profesyonel bir birlik kurulması öngörülüyor. Genelgeye göre, kurul ihtiyaç duyduğu takdirde alt kurullar, teknik komiteler ve çalışma grupları oluşturulabilecek. Komite ve gruplarda ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra sivil toplum örgütleri, meslek birlikleri ve özel sektör temsilcileri de yer alabilecek. Genelgede, “İçişleri Bakanlığı Müsteşarı veya görevlendireceği müsteşar yardımcısının başkanlığında, Genelkurmay Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Gümrük Müsteşarlığı, Denizcilik Müsteşarlığı, Avrupa Birliği Genel Sekreterliği, Emniyet Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve İller İdaresi Genel Müdürlüğü’nden kurumları adına karar vermeye yetkili üst düzey temsilcilerin katılımı ile ’Entegre Sınır Yönetimi Koordinasyon Kurulu’nun kurulması uygun görülmüştür” denildi. Askerin ’sınır güvenliği’ görevinden çekilmesi kademeli olarak gerçekleşecek.


50 bin personel
Yeni teşkilat ilk etapta 50 bin personelden oluşacak. Yeni sivil kolluk gücü, askerin kullandığı ağır harp silahları ile donatılacak. Sınır güvenliği için kurulacak yeni sivil kolluk gücünün ağır silahlar alabilmesine imkan tanıyacak açık kapı bırakıldı. Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, bir süre önce yaptığı açıklamada Türkiye’nin sınır güvenliğinde AB standardına ulaşmak için 50 bin kişilik özel bir güvenlik gücü kurma hazırlıkları yürüttüğünü söylemişti. Bağış, ABD’nin Meksika ve Kanada sınırlarını koruyan ’Border Patrol’ sistemine benzeyeceğini açıkladığı yeni sınır koruma gücünün asker ve polisten farklı bir birim olacağını vurgulamıştı.




TEPKİLER...
Uygulama güvenlik zafiyeti yaratır
Başbakan Erdoğan’ın önceki gün yayınladığı genelge ile sınırların profesyonel birliklere bırakılmasını ve AB’ye uyum çerçevesinde “Entegre Sınır Yönetimi Koordinasyon Kurulu” kurulması kararına sert tepki geldi. Uzmanlar sınırların sivil yönetime bırakılmasının güvenlik zafiyeti yaratacağını söylüyor.


Belli bir bölgede uygulanabilir
Emekli Tümgeneral ve ORSAM Danışmanı Armağan Kuloğlu, bu düzenlemenin güvenlik zafiyeti yaratacağını vurgulayarak, “Sınır Güvenliğinin sivil birliklere devredilmesi ve İçişleri Bakanlığı kontrolünde olması konusu uzun zamandır görüşülen ve hazırlıklar yapılan bir husus. Ancak Avrupa ülkelerindeki sınırlarla Türkiye’nin sınırları arasındaki farklılığı gözetmeden, ülkeler arasındaki güvenlik konularını dikkate almadan yapılacak bu tür uygulamaların Türkiye’yi güvenlik zafiyetine uğratacağını düşünüyorum. Çünkü örneğin Hollanda’nın sınırlarının Fransa’ya karşı olan durumu ile Türkiye’nin İran’a karşı, Suriye’ye karşı, Irak’a karşı, Ermenistan’a karşı olan durumu açısından büyük fark var. Eğer Türkiye da Avrupa ülkelerindeki gibi tehdit algılaması sıfır olan bir konumda olsak o zaman hırsızlık, uyuşturucu kaçakçılığı, gümrük ileri vesaire gibi konuların ağırlıklı olduğu bir yerde böyle bir organizasyonla bu sorunları halletmeniz mümkün olabilir. Ama Türkiye bulunduğu konum ve coğrafyası itibari ile böyle bir uygulamanın ancak sınırlı bazı bölgelerde olabileceğini düşünüyorum. Her yerde uygulanamaz bunun gerekçesi de güvenlik sorunlarıdır” diye konuştu.


Amaç; yeni bir kuvvet
Böyle bir düzenlemenin ancak kağıt üzerinde olabileceğini söyleyen ve sınırlarda silahlı kuvvetlerin teröre karşı verdiği mücadeleyi hatırlatan Emekli Tümgeneral Alaettin Parmaksız da bu uygulamaya büyük tepki gösterdi. Parmaksız, diğer AB ülkelerinin sınır uygulamalarını da hatırlatarak, “Peki neden AB Yunanistan Bulgaristan sınırında uygulamıyor? Bugün Irak sınırında sivil teşkilatlarla güvenlik sağlamak bir hayal ürünüdür. Keşke sağlanabilse... Her gün silahlı kuvvetlerin bu kadar takviyesine rağmen teröristler elini kolunu sallıyor ki bunlar yeni bir 100-150 bin kişilik kuvvet mi oluşturacaklar? Kanun çıkabilir ama uygulama olanağı yok. O dağlarda operasyon yapacak bir gücü nasıl oluşturacaklar. Orada güvenliği sağlamada özel harekat bile yeterli değil. Yeni bir polis ordusu kuracaklarsa, Türkiye’nin buna harcayacak parası varsa buyursunlar yapsınlar” dedi.

Parmaksız, “Türkiye’nin birçok sorunu varken bu tür düzenlemelere zaman ve güç harcamasını da eleştirerek,” Türkiye’nin öncelikli sorunları bitti de bu mu kaldı? Türkiye AB standartlarını yakaladı da bu mu kaldı? Milyarlarca dolar ayırıp yeni bir yapı kuracaklarsa yapsınlar. Sınırı korumak demek profesyonel güç demektir. Gönüllülük esası olduğu için Mehmetçiğin karnını doyuruyorsun ama oraya göndereceğin insanların çocukları, ailesi olacak. Ezbere iş yapılıyor. Bunun yürütme olanağı yok bence “ şeklinde konuştu.


Haber:Sümeyra YILMAZ


28/05/2010 / YENİÇAĞ GZT.

0 yorum:

Yorum Gönder

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Hostgator Discount Code