14 Mayıs 2010 Cuma

İRAN İLE KASET OLAYININ NE İLGİSİ VAR?

Derin Amerikan Devleti'nin Türkiye şubesinden Henry Barkey geçtiğimiz pazar günü Cumhuriyet'te Leyla Tavşanoğlu'na bir röportaj verdi. Barkey, sürekli olarak Erdoğan'ın İran konusunda ters gittiğini ve bunun sonuçları olacağını vurguladı. AKP'ye daha ılımlı yaklaşan Barkey, Başbakan’a sürekli aba altından sopa gösterdi. Hatta imalarıyla onu saflık ve sığlıkla suçladı. "ABD ile İsrail'in arasına girip bundan fayda elde edeceğini sanmak enayiliktir" ya da "İran konusunda fazla ayak direrse defteri dürülür" mealinde sözler sarf etti. İran konusunda başlarda ılımlı bir çizgi izleyen ABD son bir kaç ay içinde giderek sertleşen bir tavır takındı ve artık dayatmalara başladı. ABD seyahatinde de Tayyip Bey’in önüne İran dosyası kondu ve gerekenleri yapması istendi. Ancak Başbakan bu konuda ayak diriyor ve geri adım atmıyor. Cumhurbaşkanı Gül cephesinden daha ılımlı mesajlar geliyor. Anlaşılan o ki, AKP'nin yakın geleceğini belirleyecek kilit mesele İran olacak. İran'ın nükleer programı ABD'nin önceliği...


Aslında mesele nükleer program da değil. Irak gibi petrolü dolardan avroya endeksleme çabalarına set çekmek. Hele böyle karışık bir zamanda ekonomik kriz varken, dünya birbirine girerken İran, hem ibret olması, hem de Ortadoğu'da çıkıntılık yapmaması için "halledilecek".


Bu halletme sürecinde ABD ve İsrail'in Ankara'ya ihtiyacı var. Hem de bir müttefik değil, bir piyon olarak. İşte zurnanın zırt dediği yer de burası. AKP ve Erdoğan, İran'a saldırmanın her açıdan büyük bir zarara yol açacağının farkında. Hem parti olarak hem ülke olarak böyle bir savaş, Türkiye'yi uçurumun kenarına itiverir. Ayrıca ülkedeki hiç bir kesim böylesi bir operasyonu desteklemez.


ABD "KARTLARI" MASAYA KOYUYOR
Bir süredir devam eden Ergenekon tertipleri, Türkiye'de 1 Mart tezkeresinin intikamı aslında. Tabii pek çok yan motivasyonu da var ama. Yönetildiği merkez açısından Türkiye'ye tam anlamıyla bir çuval giydirme operasyonu. Son dönemde giderek artan tertipler bugünlerde iyiden iyiye pisleşti. Artık belden aşağı vurulmaya başlandı. İftira ve yıldırma saldırıları eski Genelkurmay Başkanı Büyükanıt'ın ardından CHP lideri Baykal'ı da yedi. İş kontrolden çıktı. Kaset Toronto'dan mı geldi, Pennsylvannia'dan mı bilinmez ama bu komplo zinciri Türkiye'den kaynaklanan bir olay değil. Bu kesin. Ve artık oyun giderek sertleşmeye, kartlar, tekmeler havada uçuşmaya başladı. Takımlar oyunu 7 kişinin altında bitirirse maç tatil bile edilir! Ha bir de Avrupa'da dönen dolar avro savaşına da bakılırsa işler her yerde kızışıyor.


AYNI YAZIDA ESAD VE MEDVEDEV OLUR MU?
Tüm bu kaset olayları gündemi bastırırken ilginç gelişmeler yaşandı. Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad İstanbul'a geldi ve Başbakan Erdoğan ile görüştü. Esad, geçmişte PKK'ya karşı önemli sonuçlar veren, Türkiye-İran-Suriye ittifakını yeniden gündeme getirdi. Bir diğer ilginç gelişme de Esad'ın Şam'a döndükten sonra ağırladığı Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev'in Ankara'ya gelerek "Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi" kurulması, vizenin kalkması dahil 20'yi aşkın anlaşmayı imzalayacak olması. Ankara'daki görüşmelerde Afganistan, Orta Asya, İran'ın nükleer programı ve Irak konularında da görüş alışverişinde bulunulacak. Rusya, taktiksel olarak ABD'ye İran konusunda sempatik yaklaşırken, stratejik açıdan İran'a bir müdahaleye katiyetle karşı.


BARKEY'NİN DEDİĞİ
İşte Barkey'nin açık veya üstü kapalı tehdidi bu noktada önem kazanıyor. Anayasa değişikliklerine, referanduma filan soğuk bakmaya başlayan büyük abi, artık Baykal üzerinden iktidarı da tehdit ediyor. İsrail, bir anlamda "van minüt"un hesabını soruyor. Ama asıl sorulan hesap, Irak'tan sonra İran konusunda da ayak sürüyen "ılımlı müslümanların" çizgiden çıkma eğiliminin hesabı. Bakın görün, Medvedev'den sonra Ankara - Washington trafiği iyice hız kazanacak, Nihat Genç'in de söylediği gibi yeni kasetler piyasaya çıkacak. Maşalar bile artık korkuyordur bu gelişmeden. Ekonomik krizin vurduğu ortamda, bir yandan PKK teröristleri alçakça saldırır, diğer yandan faullü siyaset pisleşirken, dış politikada da yanardağ külleri ülkemize yaklaşıyor, Allah Türkiye'nin yardımcısı olsun!




Hüseyin Vodinalı / Odatv.com / 11.5.2010

0 yorum:

Yorum Gönder

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Hostgator Discount Code