20 Mayıs 2010 Perşembe

BİR DEVLET KAHRAMANINI BU DURUMLARA DÜŞÜRÜR MÜ?

Emekli Albay Atilla Uğur…


O, Abdullah Öcalan’ı Kenya’dan getiren ekipte yer aldı.


Öcalan’ın 1999’da Türkiye’ye getirilmesinden sonra yapılan sorgulamalarda olan komutandı.


Bu bilgiler, emekli albayın Ergenekon davasından tutuklanmasına kadar bilinmiyordu.


Dava sürecinde ortaya çıkan bilgiler, Uğur’un ailesine ölüm tehditleriyle geri döndü.


Emekli Albay Atilla Uğur, şu an Silivri 4 No’lu cezaevinde tutuklu.


14 Mayıs Cuma günü mahkeme heyetinin karşısına çıktı ve şu savunmayı yaptı:


“Sayın Başkan, değerli Heyet, ben görevim gereği 2007 yılına kadar birçok duruşma izledim. Eski adı ile DGM’lerin hem ANKARA hem de DİYARBAKIR’daki terör örgütü davalarına tanık oldum. Bu konuda en çarpıcı örnek; İmralı Adasında 2 no’lu DGM Başkanı Turgut OKYAY beyin, Hüseyin beyin, Mehmet MARAŞ beyin icraatlarını tüm duruşmalar boyunca yakınen izledim. Cumhuriyet Savcıları Talat ŞALK ve Cevdet VOLKAN beyin hazırladıkları iddianameyi okudum. Karşılarında 40.000 kişinin ölümünden sorumlu bir terör örgütü ele başı olmasına, tüm ülke kamuoyunun vicdanında suçlu olarak mahkum ettiği bir terörist olmasına rağmen o iddianamede o tarihte yürürlükte olan CMUK hükümlerine aykırı olacak tek bir uygulama dahi yok idi. Uydurma hiçbir delil konulmamıştı. Kin ve nefret ile yazılmış, siyasi yorumlar içeren bir tek paragraf yoktu. CMUK hükümlerine aykırı olarak elde edilmiş tek bir delil yoktu!..


Teröristbaşı avukatlarının çoğu zaman Türkiye Cumhuriyetini; Yüce Mahkemeyi ve Cumhuriyet Savcılarını hedef alan sloganvari ve hakaretamiz söz ve tavırlarına bile “Savunma Hakkıdır” diyerek müdahale edilmemişti. C.Savcıları o tarihteki yasaya göre Mahkeme Başkanı kanalı ile sordukları sorularda kin ve nefret içeren hiç bir tavır sergilememişlerdi. Bütün Dünyanın terörist olarak kabul ettiği bir bebek katilinin avukatlarını korkutmadılar. Savunma sırasında hiçbir avukat gözaltına alınıp tutuklanmadı.


O insanlar adil yargılamanın nasıl olacağını tüm dünyaya gösterdiler. Allah onlardan razı olsun. Kendilerini bu vesile ile saygıyla selamlıyorum.


Sayın Başkan; burada ise; maalesef bir linç kampanyası sürüp gitmektedir. Terörist başına bile yapılmayan usulsüzlükler ve hukuksuzluklar burada pervasızca uygulanmaktadır. Başta; CMK 134 olmak üzere onlarca konuda bu icraatların aynen ifade ettiğim gibi olduğu aşikardır.


BİZ İŞGAL ALTINDA MIYIZ
Sayın Başkan; son iki hafta içinde 14 şehit verildi. 14 eve ateş düştü… Gencecik fidanlarımız Türk Bayrağına sarılı tabutlar içerisinde anababa ocaklarına gönderildiler… Bölücülerin saldırıları artarak devam etmektedir. Ancak burada, bu alçaklara karşı kanıyla canıyla mücadele etmiş ve etmekte olan insanlar terörist suçlaması ile yargılanıyor… Ve bunun da demokrasi ve hukuk adına yapıldığı iddia ediliyor.


Kendisini burada tanımaktan şeref duyduğum (emk) Albay Levent GÖKTAŞ geçen hafta huzurda (terörle mücadele anılarını anlatırken) gözyaşlarına engel olamadı. Bir Devlet, kahramanını bu durumlara düşürür mü? Biz işgal altında mıyız?


Öte yandan gene terörist örgütlerin korkulu rüyası haline gelmiş Türk Polisi Özel Harekatçıları da burada. Onlardan birisi olan Fahri SÜSLÜ’nün geçen hafta haklı isyanına tanık olduk. Kahrolduk, içimiz acıdı… Bu insanların feveranları kime fayda sağlamaktadır?


Gencecik Subay ve Astsubaylarımızın hainlerle savaşırken derdest edilerek bu çuvalın içine atıldıklarını görmekteyiz.


Sayın Başkan; yıllarını bu mücadele içinde geçirmiş sıradan bir Jandarma Subayı olarak; Atatürk’ü rehber edinmiş bir kişi olarak, tekrar söylüyorum: Bu durum; bir devletin, bir milletin intiharıdır, Dünyanın en geri ülkesinde bile, vatanı için ölüme koşmuş ve koşmakta olan insanlara böyle bir eziyet yapılmaz, yapılamaz…


BU KATLİAMI LÜTFEN DURDURUNUZ

Buradan tüm kamuoyuna sesleniyorum:

“Esas tehlike, bizden sonra gelen insanların mücadele ve azimlerinin kırılmasıdır. Türk Ordusunun gözbebeği Özel Kuvvet mensupları, SAT ve SAS komandoları, Jandarmanın seçkin Subay ve Astsubayları terörist suçlaması ile içeri alınmaktadır. Yakında Hava Kuvvetlerimizin güzide F-16 pilotlarının da alınması ihtimal dahilindedir… Neler oluyor Sayın Başkan? Ülkemiz işgale mi hazırlanıyor? Ya da işgal edildik de bizim mi haberimiz yok?


Ülkenin sigortası kabul edilen kritik birimleri tek tek etkisiz hale getiriliyor. Bir subay olarak gelmekte olan facia konusunda tüm kamuoyunu uyarmak istiyorum. Bu katliamı lütfen durdurunuz.


Sayın Başkan, değerli Heyet; insanlarımızın kafası karıştırılmıştır. Haftalardır sizlere “terör örgütünün şahsımla ilgili tehdit ve sevinç çığlıklarını” anlatıyorum. Bunları ağlamak, sızlanmak için değil, Bir Türk Yargıcı olarak en azından vicdanınıza danışınız diye söylüyorum.


Kayıtlara da geçen bu söylediklerim; gelecekte mutlaka tekrar okunacak ve nihai kararı tarih ve Türk Milleti verecektir.


Geçen 15 gün içinde Vatan toprağına emanet ettiğimiz şehitlerimize Yüce Allah’tan rahmet, yakınlarına ve Türk Milletine başsağlığı diliyorum. Teşekkür ederim…


(E) Jan. Albay Atilla UĞUR
Silivri 4 No’lu Cezaevinde Tutuklu”




17.5.2010 / Odatv.com

0 yorum:

Yorum Gönder

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Hostgator Discount Code