17 Mart 2010 Çarşamba

Kurtuluş reçetesi ‘Dindar Aydın’ bulmak

Prof. Dr. Şerif Mardin’in “Mahalle Baskısı” lafı mizahi malzeme olmaya başladı. Komedi Dükkanı’nda balerin elbisesi giymiş Tolga Çevik’in “Bu çekimi yayınlarsanız, bizi mahalleye sokmazlar” esprisi ve benzer göndermeler hoştu. Salih Kalyon’la birlikte yaptıkları gösterinin ana teması da Mahalle Baskısı üstüne yoğunlaşmıştı. TV-8’deki programa ilk defa bu kadar güldüğümüzü hatırlıyoruz.


Mardin Hoca’nın benzetmesi Meclis Kulisi’nde de işlendi. SkyTürk’te İsmail Küçükkaya’nın konuğu Prof. Dr. Hasan Onat idi. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi, “Türkiye’de Din-Siyaset İlişkisi”ni mükemmel yorumladı. Onat’ın söylediklerini özetle bile olsa izlemeyenler için aktarmak istiyoruz:


“Aydınların dine karşı tavırları, tabanda tepki gördü. Sonunda bu kesim, bazı siyasileri cezalandırdı. Seçim sonuçlarının yorumu budur. Türkiye Dindar Aydın yetiştirmedikçe, her seçim daha beterini getirecektir. Din, kültürümüz için kilometre taşıdır. Bunu herkes kabul edip, stratejisini buna göre yapmak zorunda”


Prof. Dr. Hasan Onat’ın ‘Türk Müslümanlığı’ başlığı altında yaptığı değerlendirme, öncelik laik kesim olmak üzere, herkese uyarı olmalı. Üstünde önemle durulması gereken ‘Dindar Aydın yetiştirme’dir. Eğer siz seçim meydanlarına ‘Alnı secde görmemişler’ ve de ‘Cenazeyi alkışlayanlarla’ çıkmaya devam ederseniz, bugünkü seçim sonuçlarını bile bulamayacak hale gelirsiniz.


Medyanın öne çıkardığı birkaç aday adayını ele almakla, acı gerçek anlaşılır. Yaşar Nuri Öztürk’ü hatırlayın. Fırtına gibi çıktı. Ekranlarda baştacı yapıldı. CHP onu ‘Umut görüp’ listesine aldı. Peki, sonuç? ‘En büyük benim deme’ ve de ‘Lider olabilme hırsı’. Neticede onu Meclis dışında bıraktı. CHP yönetimi fayda beklerken, zararını çekti.


Bir başka isim Zekeriya Beyaz’ı da ‘Aranan isim’ olarak kucakladık. Önüne gelen programa katıldı. Bilgi birikimi, yerini “Lerzan Mutlu’nun ısırdığı adam”a bıraktı.


Elimizde iki isim kaldı. İlki Doç. Dr. Nihat Hatipoğlu. Diğeri İsmail Küçükkaya arkadaşımızın kamuoyuna tanıtmaya çalıştığı Prof. Dr. Hasan Onat. Hatipoğlu’nun din tarihi bilgisi müthiş. Onat’ın araştırmacılığı ve İslamiyet’le Türklüğün kaynaşması konusundaki incelemeleri olağanüstü. Demek ki, ‘Dindar Aydın’ kavramı bunlarda var. Böylesi bilim adamlarının sayısını yeterince arttırdığımız zaman Türkiye’nin ne Malezyalaşma ne İranlaşma korkusu kalır...




* * *


NOTLAR: Vedat Erzi, “Malezya’ya adam göndermeye gerek yok. Kocaeli’nin Kullar Köyü’ne gitsinler. Burada yediden yetmişe, bırakan kızları - kadınları, erkekler cübbeli - sarıklı” diyor. Gidip görmedik ama iddia korkunç. Fermuar da bu hafta, kapağını ve içeriğini Malezya’ya ayırmış vaziyette. Tabii onların yaptığı, işin gırgırı...






burhan.ayeri@aksam.com.tr / 30.09.2007

0 yorum:

Yorum Gönder

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Hostgator Discount Code