9 Mart 2010 Salı

HUTBELER BRÜKSEL'DEN!


Din hanesini nüfus cüzdanlarından çıkarttıran AB, imamların konuşmalarına da karışmaya başladı: Hıristiyanlığı kötülemeyi artık bırakın


Rahatsız oldular

AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn’e yazılı soru önergesi veren sağ kanat milletvekillerinden Frank Vanhecke, imamların Hıristiyanlığı kötülemesinden şikayetçi oldu. Vanhecke, Türkiye’deki azınlığın durumunun endişe verici noktaya ulaştığını da iddia etti.


Fetva veriyorlar


Önergeye cevap veren Rehn, Diyanet İşleri Başkanlığı’nı hedef aldı. Görevlilerin devlet memurları yasasına bağlı hareket ettiğini söyleyen Rehn, “Dini konulardaki düşüncelerini ayrımcılığa gitmeden ifade etmeleri beklenir” diyerek Hıristiyanlığın kötülenmemesini istedi.


Olli Rehn Diyanet İşleri Başkanlığı’na soyundu...


AB imamlara da taktı!


Hutbelerde okunan “Allah Katında Din İslam’dır” ayetini bir mektupla kaldırtan AB, şimdi de imamların misyonerlik karşıtı söylemlerinden rahatsız oldu .

Türkiye’deki imamların devlet memurluğu yasasına bağlı olduğunu belirten AB Komiseri Rehn, “Din adamları ayrımcılığa gitmemeli” dedi


Anayasasında Hıristiyan köklere vurgu yapmaya hazırlanan Avrupa Birliği’nin, Türkiye’ye yerleştirmeyi planladığı “Ilımlı islam” safsatası ile ilgili girişimleri sürüyor. Daha önce, hutbelerde okunan “Allah Katında Din İslam’dır” ayetinden rahatsız olduğunu resmen bildiren, nufus cüzdanlarındaki din hanesinin kaldırılması ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Almanya’ya gönderilen din görevlilerinin papazların eğitiminden geçirilmesini şart koşan AB, şimdi de misyonerlerin oyunlarına dikkat çekmeye çalışan İmamları susturmuk istiyor. İmamlarla ilgili rahatsızlıklarını dile getirmek için AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn’e yazılı bir soru önergesi veren sağ kanat milletvekillerinden Frank Vanhecke, Türkiye’deki Hristiyan azınlığın durumunun giderek endişe verici noktaya ulaştığını ve bunun bir çok örneklerinin yaşandığını, yenilerinin de yaşanabileceğini öne sürdü.


Gündemdeymiş!


Önergesinde Malatya’da misyonerlere yöneltilen ve üç kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırıyı anımsatan Vanhecke, eylemi gerçekleştinen saldırganların “dinlerini ve vatanlarını savunmak için eylem yaptıklarını söylediklerini, Türkiye’de bu gibi kanıların yaygın olduğunu, bugünlerde Avrupa basınındaki makalelerin Hristiyanlık karşıtı iklime göndermede bulunduklarını bildirdi.


Eleştirmek suç oldu


Frank Vanhecke, önergede “Hemen hemen tamamının maaşları Türk Cumhuriyeti devleti tarafından ödenen din görevlilerinin ve imamların, böylesine bir iklimi teşvik etmekten büyük ölçüde sorumlu oldukları belirtiliyor, imamlar her fırsatta ’Hristiyan evanjelist fanatizmi’ şiddetle eleştirmektedirler. Türk yetkilileri, önce de belirtildiği gibi hemen hemen tümünün ödenekleri devlet tarafından verilen imamların ifade ve eylemleri üzerinde nasıl kontrolde bulunmaktadır? “ sorusunu yöneltti.


Beklentilerini sıraladı


Olli Rehn ise yanıtında, Başbakanlığa bağlı olan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın İslam’da ibadet yerlerinin yönetimi dahil inanç, ibadet ve ahlakla ilgili konularda görev yaptığını söyledi. Mevzuatın Diyanet İşleri Başkanlığı’nın herhangi bir mezhep ya da İslami ekolü temsil etmemesini öngördüğünü, İslam tarihindeki dini yaşantılar hakkında bilgiler vermesinin beklendiğini kaydeden Rehn, ” Türk yetkililere göre Başkanlık dini bir organizasyon değil, bir hiyerarşisi yok ve memurları ruhani otoriteyi temsil etmiyorlar “ dedi.


Ayrımcılık yapmayın


Olli Rehn ayrıca Diyanet görevlilerinin devlet memurları yasasına bağlı olarak hareket ettiklerini ve dini konulardaki düşüncelerini herhangi bir ayrımcılığa gitmeden ifade etmelerinin beklendiğini de kaydetti.



 YENİÇAĞ / 03.07.2007

0 yorum:

Yorum Gönder

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Hostgator Discount Code