18 Mart 2010 Perşembe

Cengiz Çandar Anayasa'daki Hangi Tuzağa Güveniyor?

Bir gün; "istihbaratçı gazeteciler" listesi yayınlandığında bu listeyi en çok merak edecek isimlerden biridir Cengiz Çandar.


Ve bu merak bir gazetecilik merakı olmayacaktır.


Bekaa Vadiisinde başladığı kariyeri onu bugün sahadan kamuoyu oluşturucu ("opinion maker") aşamasına taşımıştır ki, bu konumu ile değerlidir, kesinlikle takip edilmesi gerekir. ABD'nin think-tanklerinin pahalı yayınlarına abone olacağınıza veya emekli MİT'çilerin orada burada röportajlarını takip edeceğinize her gün bir dozaj Cengiz Çandar size çok iyi bir özet verecektir.


Son zamanlarda kendini "demokrat" olarak pazarlayan kalemşörlerin diline musallat olan zorba jargonu Cengiz Çandar'ın yazılarında da sık sık görülmeye başlandı.


O da Ahmet Altan gibi; "önüne geçilemez", "karşı konulamaz" süreçlerden sözetmeye başladı. Bu tanımların önünü arkasını "tarihin dinamikleri" gibi janjanlı laflarla doldursalar da, bu kabadayı ağzını arkalarındaki küresel kabadayılardan cesaretle geliştirdikleri ortada.


Biraz daha ağızlarını bozsalar; Tecavüzcü Coşkun ağzı ile "gıpraşma" bile diyecekler ama iş henüz o raddeye varmadı.


İşte o Cengiz Çandar; 29 Ağustos 2009 tarihinde Hürriyet gazetesinde "Üniter Devlet = Türk Ulus Devleti mi?" başlıklı bir yazı yayınladı.


Bu yazıda Çandar aynen şu ifadeleri kullandı :


Ve, TC Anayasası'nın “değiştirilemez” ve “değiştirimesi teklif dahi edilemez” maddeleri de bir gün mutlaka değişecektir. Bunu bir kenara yazın. Türkiye'de demokrasi ile faşizm arasındaki mücadele süreci, ilki lehine ağır bastıkça, kaçınılmaz olarak sıra, Askeri Darbe'nin aslında kendisine “dokunulmazlık” izafe etmek için icat ettiği o “değiştirilemez” ve “değiştirilmesi teklif dahi edilemez” maddelerine mutlaka gelecektir.


Bu cümlelerden sırıtan o müthiş demokrat zihniyetin kendisini nasıl ustaca faşizm savaşcısı ilan ettiği üzerinde durmayacağım. Bırakalım merdi kıpti kendi şarkısını kendi söylesin.


Cengiz Çandar'ın bu müthiş özgüveninin arkasında başka bir gizli ayrıntı mevcut. Kartlarını sona saklayarak savaşanların , işler hedefledikleri kulvarda gitmezse devreye sokabilecekleri cinsten şeytani bir ayrıntı.


O da şu:


Anayasa'nın ilk 3. maddesi malumunuz...


Birinci madde Devletin şeklini Cumhuriyet olarak sabitliyor...


İkinci madde Cumhuriyet'in niteliklerini demokratik, laik ve sosyal hukuk bir hukuk devleti vurguları ile tamamlıyor


ve


Üçüncü madde devletin bütünlüğü , resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkentini tanımlıyor.


Bu üç maddenin gerekliliğine inanan ve Cengiz Çandar'ın zorba ağzı ile "faşist" olarak kategorilendirdiği bizim gibi insanların güvendiği ise bir dördüncü madde var.


"Değiştirilemeyecek hükümler" başlıklı dördüncü madde ise şöyle diyor:

Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.


Bu madde içinizi rahatlatıyor mu?


Her türlü hukuk normunun ihlal edildiği bir ülkede; bir Anayasa hükmünün kağıt üzerinde bir ibareden kalma ihtimali çok yüksek. Bu açıdan bakıldığında; değil bir madde, Anayasa'nın tümü bu tarz garantilerle kaplı olsa rahat uyumaya yer yok bu ülkede.


Fakat sorun bu değil.


Farkındaysanız; ilk 3 maddeyi koruma altına alan 4. madde ilginç bir şekilde kendini koruma altına almayı unutmuş durumda.


Yani Anayasa'nın ilk 3 maddesinin değiştirilmesi bile teklif edilemiyor ama bunu koruma altına alan 4.maddenin değiştirilmezliği koruma altında değil.

Dolayısı ile zamanı geldiğinde, Cengiz Çandar ve Ahmet Altan gibilerine zorba ağzını hediye edenlerin yapacağı çok basit bir teknik hamle mevcut.


Değiştirilmesi önünde hiç bir engel olmayan 4. maddeyi değiştirmek ve sonrada gerisini getirmek.


İşimiz uzak da olsa, tehlikeli olasılıklara dikkat çekmek.


Yıllardır; Türkiye'yi tuzağa çekecek Kerkük senaryosu ile kurmay aklı nezdinde bunu yaptık.


Şimdi de; birilerinin aklında olan ama her ihtimale karşı sona sakladığı bu olası çirkef hamleye karşı uyarımızı yapalım.


Anayasa'nın 4. maddesinin;


"bu maddede dahil olmak üzere"


ibaresi ile her türlü zorba/çirkef mikrobuna karşı güçlendirilmesi gerekiyor.

Zorba ağzı torba değil ki büzesiniz.



 Behiç Gürcihan / Açık İstihbarat / 17.3.2010

0 yorum:

Yorum Gönder

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Hostgator Discount Code