10 Mart 2010 Çarşamba

Başkumandan teftişe çıkıyor

BAŞKUMANDAN icraatları!.. Dakka bir, gol üstüne gol!.. Başkumandan Bey’in düzenlediği “2. Cumhuriyet Şenlikleri”nin fotoğraflarına bakıyoruz, Barzani’nin, Talabani’nin propaganda elemanı da orada!.. Davet edilmiş, Başkumandan Bey’le elleri birleşmiş sohbet ediyor..


Cumhuriyetçi kuruluşların temsilcileri yok ama Barzani’nin, Talabani’nin adamı, onlar adına Türk Silahlı Kuvvetleri’ne saldıran kişi, İlnur Çevik adındaki muhterem, Çankaya Köşkü’ne davetli olarak dalmış durumda..


Başkumandan Bey’in demeçlerinden biliyoruz ki, kullanmayı çok sevdiği bazı kelimeler var.. Söz arasında “Şüphesiz ki” ya da “Hiç kuşkusuz” kelimelerini ardı ardına kullanıyor.. Bunu özellikle, sinirlendiği, kontr sorularla karşılaştığı zaman yapıyor.. O muazzam tebessümünü hiç bozmuyor ama cevaba başlayınca sözcükler arasında, “Hiç kuşkusuz-şüpesiz ki” kelimeleri ardı ardına geliyor.. Erbabı bilir bunun manası “Şu kameralar şimdi burada olmayacak ki ben senin..” önemine sahiptir!..


Biz de söze öyle başlayalım..


Hiç şüphesiz ki!..


Çankaya’nın kapsama alanını en mükemmel şekilde kafasına göre imar edecektir.. Bir kere artık kendisi “Türkiye Cumhurbaşkanı”dır.. Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin “Cumhuriyeti” alel acele Çankaya müzesine götürülmüş bulunmaktadır!.. Bunu da Başkumandan beyin düzenlediği “Çankaya Şenlikleri” davetiyesinden anlıyoruz.. Kendilerini “Türkiye Cumhurbaşkanı” olarak tanımlıyorlar!..


Gerçi, mütareke matbuatındaki muhipleri, AB-D fedaileri artık memlekette 2.Cumhuriyet’in ilan edildiğini (Hızını alamayıp 5.Cumhuriyet diyen de var!) sevinç çığlıkları ile haykırıyorlardı ama biz doğrusu bu kadar acele uygulama beklemiyorduk!.. Atatürk’ün kurduğu cumhuriyetin icabına bakmak icin şu malum anayasa meselesi ile AB yolundaki ilerleyişin zamanlaması beklenir diyorduk..

Başkumandan Bey “Güle güle” ilerliyor, helal olsun..


Şenliklerine katılan davetliler kadar, şenliklerini hazırlayan kadrosu da müthiş ilgi çekicidir.. Örneğin baş danışmanı..


Başdanışman Ahmet Sever...


AB uzmanı gazeteci Ahmet Bey.. Bu Ahmet Bey, kendisi gibi AB sever gazeteci abileri tarafından “Avrupa ve Türkiye halkları arasındaki iletişimin sağlanması..” gibi bir iş edinmesi ile tanıtılıyor.. Tariften de anlaşılacağı gibi, Ahmet Sever de, Başkumandan Bey gibi “Türkiyeli”dir... Ahmet Bey’in, Dışişleri Bakanlığı sırasında da, Başkumandan Bey’e unutulmaz yararlılıkları olmuştur.. Örneğin birlikte, Avrupa Parlamentosu’ndaki “Türkiye” kökenli vekilleri Ankara’ya getirip toplantı yapmışlardı.. Bu toplantıya, PKK yandaşları da gelmişler, Ankara’nın resmi konukları olarak Abdullah Öcalan lehine propaganda yapmışlardı ama olsun, diplomasi buna uygundu ve “Türkiyeli” olarak durumun hazmı kolaydı.. Ahmet Bey’in, gazeteci olarak, Avrupa’daki PKK lobisi ile ilgili çok yararlı çalışmaları olduğunu da hatırlıyoruz..


Başkumandan Bey’in icraatları “Hiç kuşkusuz” daha da gelişecek ve “Türkiyelilik” yolunda önemli adımlar atacak olan kadroların ihdası sağlanacaktır...


Örneğin şu eski Cumhurbaşkanı Sezer’in onaylamadığı Dışişleri kadroları..

Sakınca sebepleri dosyalarda kalacak ama Büyükelçiler Feridun Sinirlioğlu, Uğur Doğan, Haydar Berk, Ünal Çeviköz ve Selim Kuneralp’in kararnameleri imzalanacaktır..


Asıl önemlisi..


Başkumandan Bey askeri birlikleri teftişe çıkıyor.. Barzani-Talabani destekli saldırganlara karşı sınırları bekleyen karakollardaki askerleri denetleyecek!.. Manzaranın çok hoş olacağı bellidir.. Bu manzarayı daha da süslemek için maiyetine, şu Çankaya’da konuk ettiği İlnur Çevik nam muhteremi de mutlaka almalıdır... İlnur Çevik de Çankaya’da duyduklarına, sınır karakollarında gördüklerini de ekleyip Barzani-Talabani’ye rapor eder, diplomasi de önemli bir adım atılmış olur..


Çok yaşa, hâlâ “Ne mutlu Türküm” demiyen Başkumandan Bey..


BEHİÇ KILIÇ / tercuman.com.tr / 10.09.2007

0 yorum:

Yorum Gönder

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Hostgator Discount Code